DOLAR 43,6062 0.16%
EURO 51,6027 0.37%
ALTIN 6.942,613,13
BITCOIN 31042763.23652%
Antalya
18°

HAFİF YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

Hızlı Sakinleşme Miti: Vagus Siniri Gerçekte Ne Yapıyor?

Hızlı Sakinleşme Miti: Vagus Siniri Gerçekte Ne Yapıyor?

ABONE OL
16 Ekim 2025 22:14
Hızlı Sakinleşme Miti: Vagus Siniri Gerçekte Ne Yapıyor?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Alo Yoga

Sosyal medyada dolaşan “bedeni reset’le”, “vagus sinirini aktive et ve rahatla” gibi vaatler modern stres çağında kulağa fazlasıyla cazip geliyor. Yoğun tempo, belirsizlik ve zihinsel yorgunluk içinde yaşayan birçok kişi için bu söylemler adeta hızlı bir çıkış kapısı sunuyor. Ancak bilim, sinir sisteminin bu kadar aceleci davranmadığını söylüyor. Vagus siniri gerçekten de beden ve zihin arasındaki dengeyi sağlayan en önemli biyolojik ağlardan biri. Kalp atışından nefese, sindirimden stres tepkilerine kadar pek çok hayati sürecin merkezinde yer alıyor. Ne var ki bu güçlü sinir ağı, sosyal medyada sunulduğu gibi mucizevi bir “anında rahatlama düğmesi” değil. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, vagus sinirine dair abartılı iddiaların neden bu kadar ilgi gördüğünü ve bilimsel gerçeklerin nerede başladığını net bir çerçeveyle açıklıyor.

Lululemon

Vagus Siniri Neden Bu Kadar Konuşuluyor?
Vagus siniri beynin alt bölümlerinden çıkarak kalp, akciğerler, mide-bağırsak sistemi ve bağışıklık sistemiyle doğrudan bağlantı kuran temel bir sinir ağı. Vücudun “sakinleşme ve toparlanma” süreçlerinde aktif rol oynuyor. Kalp atış hızının yavaşlaması, nefesin derinleşmesi, sindirimin düzenlenmesi ve stres hormonlarının baskılanması gibi etkiler bu sinir üzerinden gerçekleşiyor. Bu nedenle vagus siniri stres, kaygı, uyku problemleri ve bazı nörolojik tablolarla ilişkilendirilerek son yıllarda bilimsel araştırmaların odağına yerleşmiş durumda. Prof. Dr. Sultan Tarlacı’ya göre asıl sorun, bilginin basitleştirilmesi değil, abartılı vaatlerin gerçeğin önüne geçmesi. “Günümüzde insanlar yoğun stres, kaygı ve belirsizlik içinde yaşıyor. Hızlı ve kolay çözümler aramaları çok anlaşılır. Vagus siniri de bu arayışta biyolojik bir umut sembolüne dönüşüyor. Ancak sinir sistemi kısa sürede mucizevi biçimde değişebilen bir yapı değildir.” Bu tür “hızlı rahatlama” söylemleri özellikle ruhsal ya da bedensel zorluklar yaşayan bireylerde yanlış umutlara yol açabiliyor ve profesyonel destek arayışını geciktirebiliyor. 

Bilimsel Uygulamalar Var mı?
Vagus siniriyle ilgili bilimsel ve tıbbi çalışmalar onlarca yıldır sürüyor. Özellikle epilepsi, depresyon, migren ve küme baş ağrısı gibi bazı hastalıklarda vagus siniri uyarımına dayalı yöntemler destekleyici tedavi olarak kullanılıyor. Bu alandaki bazı cihazlar, ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından belirli endikasyonlar için onaylanmış durumda. Ancak Prof. Dr. Tarlacı’nın altını çizdiği önemli bir nokta var: Bu yöntemler mucize tedaviler değil, yalnızca belirli hasta gruplarında, doğru çerçevede fayda sağlayabilen bilimsel yaklaşımlar. Son yıllarda öne çıkan transkütanöz auriküler vagus siniri uyarımı (taVNS), vagus sinirinin kulak kepçesindeki yüzeyel dallarını hedef alan, cerrahi gerektirmeyen bir nöromodülasyon yöntemi. Daha erişilebilir ve güvenli olması nedeniyle ilgi görüyor. Ancak uzmanlar bu cihazların etkinliğinin kişiden kişiye değişebileceğini vurguluyor. Bazı bireylerde belirgin fayda sağlarken bazı kişilerde etkiler sınırlı kalabiliyor. Bilim dünyası bu nedenle temkinli ama umutlu bir yaklaşım benimsiyor.

Nefes, Meditasyon, Yoga… Gerçekte Ne Yapıyorlar?
Popüler uygulamaların vagus sinirini “doğrudan uyarmaktan” ziyade nefes ritmi, beden farkındalığı ve dikkat odağı üzerinden sinir sisteminin sakinleşmesine katkı sağladığını belirten Prof. Dr. Tarlacı, düzenli uygulandığında bu yöntemlerin stres düzeyini azaltabildiğini ve uyku kalitesini destekleyebildiğini söylüyor. Ancak herkes için uygun olmadıklarının da altını çiziyor: Panik atak, travma öyküsü ya da bazı nörolojik sorunları olan bireylerin bu uygulamaları mutlaka uzman görüşüyle değerlendirmesi gerekiyor. Sinir sistemini düzenlemenin tek bir egzersizle ya da tek bir cihazla mümkün olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, bütüncül bir yaklaşımın önemine dikkat çekiyor: “Sağlıklı uyku, düzenli hareket, dengeli beslenme, sosyal ilişkiler ve stres yönetimi birlikte ele alınmalı. Gerektiğinde tıbbi ve psikolojik destek almak da bu yol haritasının önemli bir parçasıdır.”


En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

SON DAKİKA HABERLERİ

300x250r
300x250r